Kirletildi tüm değerler.
Yapmacık baharlarla,suni lalezarlarla süslenmeye çalışılır oldu birliktelikler.
Bu kirliliklerden aşk ve sevgide nasibini aldı günümüzde. “Sevmek dokunmaktır” diye bir felsefe ya da daha doğrusu bir safsata koydular ortaya.
Böylece, yüreklerde değil bedenlerde gezinen şeyin adı sevgi oldu. Flört adı altında , özgürlük namına , iffet ayaklar altına alındı günümüzde.
Adeta bekarlara has bir değer olarak sunuldu adı aşk ve sevgi olan kutsal değer.
Evlilikler arasında ise eşler birbirlerine güzel sözlerle hitap etmeyi ayıp sayar oldular.
Ya da,”yahu yaşımız başımız geçmiş artık” diyerek , aşkın ve sevgini gün olup sönmesi gereken bir olgu olduğuna inandırdılar kendilerini. Nişanlılık dönemi ya da evlilikler , denemek için yapılır oldu.
“Yüretemez isek ayrılırız” diyerek , adeta ayrılmak için evlenilir oldu.
Gerçek aşkın ve sevginin var olduğu yuvalarda hiç ayrılık olur mu?
Ya da aşktan ve sevgiden kaynaklanan huzursuzluk olur mu hiç?
Kategorisi: İslamiyet

Herhangı bır uye kaydı yapmadan yorum bırakabılırsınız